Eski Ustalar

Ramazanda istihlak edilen gıda maddeleri içinde en çok özelliği olan güllaçtır. Güllaç nişastadan yapılır bir çuval nişastaya yüz elli okka mıcır ( kalburdan geçmiş odun kömürü kırıntısı) ve bu miktar mıcıra da 20 okka odun kömürü lazımdır. Önce mıcır düz bir yere yayılır, üzerine kömür konup yakılır. Ocak bu suretle hazırlandıktan sonra üstüne ince demir çubuklar konur, bunun üzerine de geniş, tavalar yerleştirilir.iki kepçeye bir kaşık arorot, yarım kahve kaşığı da, iki kaşık un konur.Tavaların altı mum yağıyla yağlanır, yumuşak ve temiz beyaz bezlerle sıcak sıcak silinir. Bundan sonra tekrar ısıtılan tavaların içine tavuk tüyüyle, zeytinyağıyla karışık yumurta sarısı sürerler. Tavalar bir daha silindikten ve tekrar ısıtıldıktan sonra tavuk tüyüyle su serpilir.

Su pirelenmeye ( hafifçe kaynamak) başladığı zaman tava kepçeye yaklaştırılır ve kepçenin içindeki madde boşaltılıp tava tekrar ateşe tutulur, dökülen sulu hamur pişerek güllaç olur. Güllacı n tavaya temas eden tarafı parlak, diğer tarafı biraz donukçadır. Yirmi beş çift güllaç yaprağı renkli sazlarla bağlanır ve bir demet halinde satışa çıkarılır. Güllaç durmadan yirmi dört saat işlenir bu müddette on iki okka Güllaç yapılabilir. Güllaç yapılırken ara sıra ocaktaki ateş harmanlanır ( yayılır), icap ettikçe ocağa mıcır dökülür. Güllaçcılık çok temizlik isteyen bir sanattır Bazı güllaççılar hamura boya katarak renkli güllaç yaprakları çıkarırlar.  Güllaçcıların piri Ömer Halevi’dir. Güllaçcılar senede iki ay çalışırlar ve işe başlarken ocağın üç köşesine birer parça un, şeker ve tuz atarlar. Buna pirin hediyesi denir. Ondan sonra üç ihlas bir fatiha okuyarak güllaç dökülür.